Bir Bakışta Açık Erişim

Açık erişim, bilimsel literatürün internet aracıyla finansal, yasal ve teknik bariyerler olmaksızın, erişilebilir, okunabilir, kaydedilebilir, kopyalanabilir, yazdırılabilir, taranabilir, tam metne bağlantı verilebilir, dizinlenebilir, yazılıma veri olarak aktarılabilir ve her türlü yasal amaç için kullanılabilir biçimde kamuya ücretsiz açık olmasıdır. Hızla yükselen maliyetler, bilimsel iletişimin geniş platformlara taşınması, araştırma etkisinin artışına ve dijital mirasın korunmasına duyulan ihtiyaç, açık erişimin ortaya çıkış nedenlerini oluşturmaktadır.Finansal ve yasal engelleri kaldırarak bilimsel bilginin özgürleşmesi, “adil kullanım” hakkı sağlaması, çalışmanın tanınırlığını ve görünürlüğünü arttırarak bilimsel etkisini yükseltmesi, atıf oranlarının artışına etkisi (%50-300) ve araştırmacıların literatüre daha geniş alandan bakmasının sağlaması, açık erişimin başlıca tercih edilme nedenleri arasındadır. Açık erişimin yararları kısaca şu şekilde sıralanabilir:

  • Entelektüel çıktının görünürlüğünü sağlar.
  • Araştırmanın etkisini artırır.
  • İnovasyon sağlar.
  • Araştırmanın tekrarını ve intihali önler.
  • Bilimsel rekabet ortamında avantaj oluşturur.
  • İşbirliği fırsatları yaratır.
  • Disiplinlerarası araştırmaları güçlendirir.
  • Öğretim materyallerinin geliştirilmesine ve paylaşımına aracılık eder.
  • Araştırma faaliyetlerinin yönetimini kolaylaştırır.

Günümüzde pek çok üniversite misyon ve vizyonunu; “bilimsel bilgi üretiminde mükemmele ulaşabilmek ve üretilen bu bilginin ulusal/uluslararası alanda yeni ürünler ve hizmetler ortaya konulmasında öncülük etmesini sağlayabilmek” çerçevesinde oluşturmaya çalışmaktadır. Bu nedenle, akademisyenlerin ve araştırmacıların üretmiş oldukları bilimsel bilgi, diğer meslektaşları tarafından bilimsel etik kuralları çerçevesinde özgürce erişilebilir olmalıdır. Akademik bilgiye erişim özgürlüğü, akademik camia için daha nitelikli bilgi ve buna dayalı ürün ve hizmetler meydana getirilmesini sağlayacak çok önemli bir destek faktörüdür.

Açık erişim, kamu kaynaklarıyla desteklenen araştırmalardan üretilen yayınlara erişimde standart yöntem olarak kabul edilmeye başlanmıştır. Avrupa Komisyonu 2012’de Avrupa Birliği (AB) üyesi ülkelerin ulusal açık erişim politikalarını geliştirmelerini, araştırma yapan ve destekleyen kurumların da bu doğrultuda hareket etmelerini ve geliştirilen politikaların ulusal düzeyde ve Avrupa çapında koordine edilmesini önermiştir. Dahası, 2014-2020 yıllarını kapsayan çerçeve programında (Ufuk 2020) AB fonlarıyla desteklenecek araştırmalar için açık erişim zorunlu hale getirilmiştir.

Ücretli abonelikler yoluyla erişilen ticari akademik yayınların bilimsel bilginin dağıtımı ve kullanımındaki etkisi elbette yadsınmamaktadır. Ancak giderek artan maliyetler nedeniyle, bilimsel yayınlara sadece maddi imkanı iyi olan kurumların akademisyen ve araştırmacı grubu erişebilmektedir. Bilimsel iletişim ağının zayıflamasına sebep olan bu yaklaşım ise nitelikli bilginin üretilmesinin önünde önemli bir engeldir.

Özellikle kamu kaynakları ile yapılan araştırma sonuçlarına, İnternet aracılığıyla finansal, yasal ve teknik bariyerler olmaksızın; erişilebilir, okunabilir, kaydedilebilir, kopyalanabilir, yazdırılabilir, taranabilir, tam metne bağlantı verilebilir, dizinlenebilir, yazılıma veri olarak aktarılabilir ve her türlü yasal amaç için kullanılabilir biçimde kamuya ücretsiz açık olması bugün bir çok ülkede yasal zorunluluk haline getirilmiştir. Bu konuda yasa çıkaran ya da çıkarma aşamasında olan ülkeler bulunmaktadır (Örneğin; İspanya, Birleşik Krallık, Arjantin ve Yunanistan). Birçok ülkede araştırma fonu dağıtan kurumlar araştırmalara destek sağlamanın ön koşulu olarak üretilecek bilimsel makale, teknik rapor, tez gibi yayınların herkesin erişimine açılmasını şart koşmaktadır. Bu koşula değişik ülkelerde kamu kaynaklarını kullanan üniversiteler (Örneğin; Harvard, Berkeley, MIT, Oxford) ve özel kuruluşlar (Örneğin; Wellcome Trust) da dahildir.

Bu bağlamda ulusal açık erişim politikalarının geliştirilmesi, yüksek öğretim kurumlarının da ulusal politikalara paralel politikalar benimsemesi gerekmektedir. Kamu kaynakları ile yapılan araştırma sonuçlarının açık erişime sunulması ve uzun dönemli korunması konusunda ülkemizde fon sağlayıcı kurumların da benzer politikaları benimsemeleri aynı derecede önem taşımaktadır.

Bugün ülkemizde üretilen akademik çıktılara değil erişebilmek, bunların tespitinde bile güçlükler yaşanmaktadır. Bu engeli ortadan kaldırmak amacı ile bilimsel yayınların tam bir sürümü açık erişim ve uzun dönemli arşivlemeye imkan verecek bir şekilde açık arşivde depolanmalıdır.